Kayıtlar

Ocak, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TÜRKİYE’DEKİ EKONOMİK BUHRANIN SEBEPLERİ

TÜRKİYE’DEKİ EKONOMİK BUHRANIN SEBEPLERİ

(Not: Bu yazı 02.08.2009 tarihinde ihkupcu.com sitesinde yayınlanmıştı)
Yazımızın birinci bölümünde Dünyadaki ekonomik buhranı inceledik. Bu yazımızda Türkiye’yi inceleyeceğiz.
Türkiye’nin 1980 yılların başında iç borcu yoktu. Dış borçlar 17,5 Milyar dolardı. Onu da yapılandırmıştık. Bu dönemde iki komşumuz İran ve Irak savaşıyordu. Bu sayede bizim İhracatımız patlama yapmıştı. Ama yine de en az satışı biz yapmıştık. Ayrıca petrol fiyatları varili 36 dolardan 8 dolara gerilemişti. Yani dış şartlar bizim hiçbir katkımız olmadan lehimizeydi.
1983’de Turgut Özal iktidara geldiğinde enflasyon %28 idi. Özal’ın, 1982’de hükumetten ayrılırken bıraktığı banker vurgunu dışında toplumda kargaşa yoktu. Özal, %28 enflasyonun yüksek olduğunu, bunun toplumun ahlâkını bozacağını anlatarak bize kalemle enflasyonu aşağıya çekeceğini gösterdi.
Ama sonraki yıllarda enflasyonun aksine sürekli yüksek olduğunu yaşadık. Çünkü 1983 sonrasında bütçe disiplinini aşmak için, …

DÜNYADAKİ EKONOMİK BUHRANIN SEBEPLERİ

DÜNYADAKİ EKONOMİK BUHRANIN SEBEPLERİ
(Not: Bu yazı 02.08.2009 tarihinde ihkupcu.com sitesinde yayınlanmıştı)
Okuyucularımız takdir edeceklerdir ki, bu kapsamda ki bir krizi ancak ‘’buhran’’ olarak değerlendirmek gerekir. Bu nedenle ben de artık ‘’ekonomik buhran’’ olarak bahsedeceğim. Öncelikle konuyu, Dünyadaki ve ülkemizdeki ekonomik buhran olarak iki ayrı bölümde incelemek gerekir. Elbette Türkiye, Dünya Ticaretine eklemlendiği için bu iki konunun birbirini etkilediği doğrudur. Ama meseleyi irdeledikçe görülecek ki, Türkiye’deki ekonomik buhranın Dünyadan bağımsız kendi iç sebepleri de vardır. Dünyadaki ilk ekonomik buhran aslında 1873 yılında başlayarak Avrupa‘da ortaya çıktı. Ama o dönemde Amerika henüz iç savaşından yeni çıkmış ve Avrupa ekonomisiyle ilgisi olmadığından onları etkilemedi. Avrupa’da ise, Karl Marks’ın ve fikirlerinin tanınmasına ortam hazırladı. 1873 şoku olmasaydı, 1848 de Manifestosunu yazmış Marx’ın fikirleri gündeme gelmeyecekti. İlk genel buhran 1929’da oldu. Bu…

GELECEK İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİNE GİRİŞ

GELECEK  İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİNE GİRİŞ
Not: (Bu yazı 02.07.2005 tarihinde ihkupcu.com sitesinde yayınlanmıştı)

ÖNCE KENDİMİZİ SORGULAMA Bir insanın gelişmesi ile bir ülkenin gelişmesi sistem olarak birbirine benzer. Aynı şekilde bir ülkeninki ile dünyanın gelişmesi arasında da benzerlik vardır. Hepsi de gelişmelerini herhangi bir canlı varlık gibi, bütün yönleriyle dengeli bir şekilde gerçekleştirmelidirler. Yoksa bazı yönleri gelişip, diğer bazı tarafları geri kaldığında, nasıl canlılar garip ve sağlıksız olurlarsa, ülkelerin de dünyanın da durumları aynı olur. O halde dünya işlerini yaparken, Allah’ın insanlar için kurduğu doğal düzeni bozmamak gerekir. Yoksa insanlık ve dünya için sonuç felâket olabilir. Güzel işler yapabilmenin temeli, yaşadığımız anı iyi değerlendirmekle atılır. Bu konuda Fahri Küpçü “Bir Çobanın Düşleri” adlı kitabında şöyle der (s.32): “Eğer, yaşadığımız günün görevlerini hakkıyla yapabilirsek, dünkü hatalı davranışların yükünden de, yarının tasalarından da kendimiz…

ANAYASA NEDİR, NE DEĞİLDİR, NASIL YAPILMALIDIR

ANAYASA NEDİR, NE DEĞİLDİR, NASIL YAPILMALIDIR

(Not: Bu yazı Haziran 2010'da ihkupcu.com sitesinde, anayasa oylaması nedeniyle yayınlanmıştı.)
Anayasa devlet–millet birlikteliğini sarsılmaz yapıda buluşturan bir çatıdır. Anayasa yaz–boz tahtası değildir.             Bu anlamda Anayasa yapmak bir ülkenin en ciddi işidir. Günümüzde menfaat ilişkilerinin giderek yoğunlaştığı, tek lider egemenliğinin olduğu siyasetin yapacağı iş değildir. ABD Anayasasının kurucularından sayılan Thomas Jefferson makalelerinde, “Siyasileri Anayasaya zincirlemek gerekir, yoksa yerler” diye yazdı. Hazırlanmasında Jefferson, John Marshall gibi hukukçuların etkin olduğu ABD Anayasası 1787 yılında kabul edildi.             1800 yılına kadar olaylar farklı gelişti ve Jefferson, ABD Başkanı seçildi. İki dönem başkanlık yaptı. Başkanlığı sırasında Kongredeki gücüne dayanarak Anayasayı değiştirmek istedi. Ancak birlikte çalıştığı arkadaşı John Marshall kendisinin yazdığı makaleyi hatırlatınca, hemen geri adım attı. “…