![]() | | |
22.01.2012 |
|
2B Arazileri Konusunda Çözüm Teklifi
Bilindiği
gibi 2B; 1986 yılında 3302 sayılı yasaya eklenen, 6831 sayılı Orman
Kanunu’nun 2. Maddesi B Bendi için kullanılan bir kısaltmadır. Bu
tabir, orman vasfını yitirmiş araziler için kullanılmaktadır.
Hükümet bu arazileri üzerinde oturanlara satarak, bütçedeki açıklarını
azaltmayı hedeflemektedir. Yapılmak istenilen, bu milletin 1919’dan
sonra dişiyle tırnağıyla mücadele ederek oluşturduğu kurumların,
ucuza satışının tekrarıdır.
2B konusunda dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. 2B
arazileri üzerinde inşaatı bulunan vatandaşların hepsi Hazine arazisi
işgalcisi değildir. Bir kısmı hakikaten 2B mağdurudur. Ancak çözüm
üretirken, araziler ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmelidir. Aksi
takdirde bundan sonra, Hazine arazilerinin talan edilmesinin önü bu
kararla açılmış olur. Diğer taraftan hukuka saygılı davranan
vatandaşlar cezalandırılmamalıdır. Hem gerçekten mağdur olanlar ayırt
edilmeli, hem de Hazine arazilerinin işgal edilmesi önlenmelidir.
Bu konuda hem istismarı, hem de vatandaşlar arasındaki anlayış
farklarını önlemek için, sadece 2B arazileri konusunda olmak kaydıyla,
Devlet malı mantığı yerine, Milli Servet esası dikkate alınmalıdır.
Çözüm, öncelikle
Atatürk döneminde 3116 sayılı kanunla tapu verilen, ama 1945 yılında
4785 sayılı yasa ile tekrar devletleştirilen arazilerin, vatandaşa doğrudan
mülkiyetinin satılmasıdır. Ama diğer 2B arazilerinin vatandaşa, mülkiyetinin
satışı yapılmamalıdır. Çözüm,
bu arazilerin, 49 yıllığına vatandaşa kiraya verilmesidir.
Kiralayanların arazileri ve üzerindeki yapıları başkalarına, 49 yıl
şartı sabit kalarak devretme hakları olmalıdır. Kiracıların arazi
üzerine yeni inşaat yapmaları durumundaki haklar da yasayla netleştirilmelidir.
Kiralanan yer ipotek olarak verilebilmelidir. Kira bedelleri aynı satış
gibi tespit edilerek taksitlerle alınmalıdır.
Böylece üç ayrı yönden fayda sağlanacaktır. Birincisi,
arazilerin mülkiyeti devlette kalacaktır. İkincisi, araziler üzerindeki
yapılaşma sonucu oluşan Milli Servet korunacaktır. Üçüncüsü,
devlet gelir elde edecektir.
Tahsil edilecek paraların sadece kentsel dönüşüme harcanması
yanlıştır. Kentsel dönüşümün depremlere çare olması için, köklü
şehircilik ve imar planları yapılması gerekir. Hükümetin
yetkililerinin ifadelerinden, yapılacakların böyle bir kentsel dönüşüm
için değil, binaların güçlendirilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca
şehirlere göç engellenemezse, yapılacak şehircilik planları anlamsızlaşacağı
aşikârdır.
Tahsil edilecek paraların %20 si Kentsel Dönüşüm için yeni
alanlar oluşturmaya harcanmalıdır. Bu yeni alanların tarım arazisi
olması kesinlikle önlenmelidir. %2’si yeniden başka ağaç dikimi için
kullanılmalıdır.
Gelirin kalanı köylerin kalkınmasına ve yaşanabilir yerler
haline getirilmesine harcanmalıdır. Yeraltındaki sıcak su kaynaklarının
(jeo termal enerji) olduğu bölgelerden başlanabilir. Sıcak
sulardan; seracılık, binaların ısıtılması, tarım ürünlerinin
kurutulması, sağlık turizminin geliştirilmesi gibi konularda, çok
ucuz enerji kaynağı olarak yararlanılabilir. Böylece hem tarım ve
hayvancılık açısından var olan milli servetimiz değerlendirilir, hem
de köydeki insanlarımızın gelirleri artacağından şehirlere göç
etmek zorunda kalmazlar. Dolayısıyla yeni Hazine arazisi işgalleri
azaltılacağı gibi, ülkemizin GSMH’sı artırılmış olur.
İsmail Hakkı KÜPÇÜ
Başa Dön | "2B Arazileri İçin Çözüm Teklifi" makalesini yazdır
|
Son Güncelleme 02.07.2005